|
Islak imzada bomba gelişme |
|
Pazartesi, 08 Şubat 2010 |
Adli Tıp Kurumu, İrticayla Mücadele Eylem Planı"ndaki ıslak imzanın Dursun Çiçek'e ait olup olmadığına karar verdi.
Adli
Tıp Kurumu, İrticayla Mücadele Eylem Planı’nda ıslak imzası olduğu
ileri sürülen Dursun Çiçek ile ilgili inceleme sonucunda 7’ye karşı 4
oyla “İmza Dursun Çiçek’e ait” sonucuna vardı.
İrticayla
Mücadele Planı, Taraf gazetesinin 12 Haziran 2009 tarihli sayısıyla
gündeme gelmişti. Belgede, AK Parti ve Fethullah Gülen cemaatini
yıpratmak için yapılması gerekenler sıralanıyordu.
'AKP ve
Gülen'i Bitirme Planı' başlıklı haberde, İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, bir şüphelinin
ofisinde yapılan aramada ele geçirildiği iddia edilen bir belgeye
istinaden, Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi 3. Bilgi
Destek Şube Müdürlüğü'nde 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' adı altında
bir çalışma yapıldığı belirtiliyordu.
Çalışmayı içeren belgenin
altında 3. Bilgi Destek Şube Müdürü Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in
paraf ve imzasının bulunduğu iddia edilmiş ve belgeye ait fotokopiler
yer almıştı.
Taraf gazetesinde yayımlanan haber üzerine
Genelkurmay Başkanlığı'nca soruşturma emri verilmiş ve aynı gün Askeri
Savcılık tarafından olayla ilgili soruşturma başlatılmıştı.
Albay
Dursun Çiçek "örgüt üyeliği" suçlaması ile tutuklanmış ve Hasdal Askeri
Cezaevi'ne konulmuştu. Kurmay Albay Dursun Çiçek tutuklanmasının
ardından 24 saat geçmeden avukatlarının tutukluluğa yaptığı itiraz
üzerine tahliye edilmişti.
Belgenin sahte olmasının anlaşılması üzerine, askeri savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.
Genelkurmay Başkanlığı, doğruluğu ortaya konulamayan belgeyi üretenler,
sızdıranlar ve yayımlayanlar hakkında gerekli soruşturmanın yapılması
amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesi
kararlaştırmış ve "Sahte belge üretenler yargılansın" demişti.
Daha sonra tekrar tutuklanan Çiçek, ikinci kez serbest bırakılmıştı.
İrtica
eylem planı, aylar sonra bir subayın savcılara gönderdiği "orijinal
belge" ve beraberindeki ihbar mektubuyla tekrar gündeme gelmişti.
Belgeyi gönderen subay, "Tartışmaların başladığı dönemde Albay
Dursun Çiçek'in odasındaki belgelerin imha edildiğini, kendisinin
sadece bu belgeyi kurtarabildiğini" yazmıştı. |